Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ziyâüddîn Nahşebî buyurdu ki  (Okunma Sayısı 107 defa)
TıLsıMuLSaHaRâ
Mürid
***

Rep: +10/-0
Mesaj Sayısı: 187



« : Şubat 17, 2010, 08:00:34 ÖÖ »

Büyüklerden biri, bir kadınla evlendi. Gece olunca ona;
“Ey hanım, pijamamı hazırla yatacağım.” dedi. Hanımı;
“Efendim, senin Mevlâ’n (sâhibin) yok mu?” dedi. “Vardır
buyurdu. “Senin Mevlâ’n uyur mu, uyumaz mı?” dedi.
“Uyumaz” buyurdu. “Mevlâ’n uyanık iken sen uyumaktan
hayâ etmez misin?”
dedi.

İnsan, ölüm, fakr ve ateşin (Cehennem'in) yarış meydanındadır.
ALLAHü teâlâ onun terbiyecisi, peygamberler sürücüsü, kitaplar
öncüsüdür, o ise serkeştir,söz dinlemez.


Kardeşim, eskiden öyle insanlar vardı ki, başkalarının günah
işlediklerini duysalar, sıtmalı gibi titrerlerdi. Senin ise kendi
günâhından için yanmıyor. Eskiden bir âdet vardı; güller açınca,
insanlar oyun oynarlar, eğlenirlerdi. Bu sebebtendir ki, her sene
güllerin yetişme, açılma zamanı gelince,
Ma’rûf-i Kerhî hazretleri
üzülür; “Gül açtı, şimdi insanlar oyunla meşgûl olacaklar”
derdi.

Büyüklerimiz diyorlar ki, bir kimsenin başkasının emri altında olması,
nefsinin emri altında olmasından iyidir. Dervişlerden biri, Cuma günleri
dışarı çıkar, kimi görse;
“Mescide hangi yoldan gitmeli?” diye sorardı.
Birisi ona; “Senelerdir mescide gidersin, yolu öğrenemedin mi?
dedi. “Bilmiyorum, ama gittiğimiz yolda mahkûm olmak, hâkim olmaktan
daha iyidir”
derdi.
Dinle, iyi dinle! Vehb bin Münebbih anlatır:
Ka’b-ül-Ahbâr
mescidde arka saflarda durur. Ona; “Bunun altında hangi sır gizlidir?”

diye sordular. Buyurdu: “Tevrât’ta okudum ki, Muhammed aleyhisselâmın
ümmetinden öyle insanlar vardır ki, onlardan biri başını secdeye koyunca,
başını secdeden iyice kaldırıncaya kadar, ALLAHü teâlâ onun arkasında
olanı magfiret eder. Ben de hepsinden geride dururum, umarım ki, öyle
birisinin secdesiyle benim işim görülsün.”

Büyük şeyh Abdullah ibni Hafîf (kuddise sirruh) hastalanmıştı.
Bir doktor geldi ve;
Ey Şeyh hastalığın nedir?” dedi.
“Vücûd gidince,
hastalık da gider”
buyurdu.

Cihânı, karıncanın gözünden daha küçük gören Muhammed
Vâsi buyurdu: “Eğer günâhın kokusu olsaydı, hiç kimse benim
yanımda oturamazdı.”

Hâce Ebü'l-Hasan Harkânî buyurdu: “Yakınların yakını, bizim
maksadımız olanın yanında uzak kalır. Kardeşim, suya daha
yakın olan, daha çok batar; ateşe daha yakın olan, daha
çok yanar.”


Derler ki, bir gün bir genç, zengin bir kadının kapısına geldi
ve;
“Ben ona âşık oldum” dedi. Bu haberi kadına ulaştırdılar.
Kadın onu çağırdı ve onunla konuşmaya başladı.
“Sakın bir
daha bu sözü söyleme!”
dedi. “Edemem ki” dedi. “İki bin gümüş
vereyim”
dedi. “Yapamam” dedi. On bin gümüşe kadar çıkardı.
Genç, on bin gümüşü duyunca râzı oldu. Kadın bu durumu görünce,
onun dilini kesmelerini emretti ve;
Bizi sevdiğini iddiâ edip de, bize
değil malımıza râzı olanın cezâsı budur.”
dedi.

Râbia-i Adviyye’ye sordular ki: “Sen şeytana düşman mısın?”
“Hayır” dedi. “Niçin?”
dediler.“Ben dostla o kadar meşgûlüm ki,
başkası hâtırıma gelmiyor”
buyurdu.

Büyüklerden birine; “Dünyâ neye benzer?” dediler.
“Dünyâ, benzeri olmaktan daha aşağıdır” buyurdu.

Bir kimse, bir dervişe gidip; “Birkaç gün seninle berâber olayım”
dedi."Ben olmasam kiminle olacaktın?” diye sordu. “ALLAHü teâlâ
ile”
dedi.“Benim olmadığımı kabûl et ve şu anda ALLAH ile ol” buyurdu.

Bir gün dünyâ ehli zengin birisi, bir dervişin evinden su istedi.
Ona tatsız, ılık bir su verdiler.
“Bu su, sıcak tatsızdır” dedi.
O derviş; “Ey efendi, biz zindandayız. Zindanda olan iyi su içmez”
dedi.

Yahyâ bin Muâz-ı Râzî’yi öldükten sonra rüyâda gördüler.

“Yüksek âlemde sana ne yaptılar?” diye sordular. Buyurdu ki:
“Dünyâdan ne getirdin?”dediler. “Zindandan geliyorum; zindandan
ne getirilir?”
dedim.

Şiblî hazretlerini, öldükten sonra rüyâda gördüler. “Münker ve Nekîr’in
suâllerinden nasıl kurtuldun?”
dediler. “Siz orada olsaydınız da, benim
yanımdan nasıl gittiklerini bir görseydiniz
. Bana, “Rabbin kimdir?” dediler.
“Rabbim öyle birisidir ki, size, bütün meleklerle birlikte babamın önünde
secde etmenizi emretti; biz onda babamın sülbünde, bütün kardeşlerimle
birlikte sizi görüyorduk.”
dedim. Melekler; “Biz buradan çekilip gidelim.
Biz ona suâl soruyoruz, o ise hazret-i Âdem’in bütün zürriyetinin cevâbını
veriyor.”
dediler.

Ey insan, bir gün sabahtan akşama kadar nefsinle harb et.
Neler zâhir olacağını bir gör. Merd, nefsinde bir eksik görüp de
onunla harb edendir.


Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerini vefâtından sonra rüyâda görüp;
“İşin nereye vardı?” dediler. “Âhiret işi, bizim dünyâda zannettiğimizden
daha zordur.”
buyurdu.

Kavuşmak istersen!

Ziyâeddîn Nahşebî hazretleri buyurdu ki:
Dinle, iyi dinle! Büyüklerden
biri, hiç sağına soluna bakmazdı. Bir gün Kâbe’yi tavâf ederken, birisi
ona seslendi. Onun tarafına bakmak istedi. Gâibden bir ses işitti:

“Bizden başkasına bakan, bizden değildir.” Kardeşim, bu yolda bin sene
yürüsen ve hâtırından; “Bunu kabûl ederler.” düşüncesi geçse, hâlâ
makam arzusunda olup, hâlâ istek yolunun yolcusu olduğun anlaşılır.
Ey kardeşim, eğer bu yoldan menzile kavuşmak istersen, sakın kendini
arada görme! Tâat zenginliğine kavuşmuş olan büyükler, kendilerini
dâimâ müflis olarak, düşünmüşlerdir. Her zaman müflis olanlar ise,
kendilerini nasıl zengin yaparlar.

Dinle, iyi dinle! İbrâhim aleyhisselâm ateşe eriştiğinde, ateş ona selâmet
oldu. Zîrâ onun kalbi, hakîkî ateşle yanmıştı. Bunun içindir ki, “Sen olmasaydın,
sen olmasaydın kâinâtı yaratmazdım.” makâmının sâhibi, yâni Resûl-i ekrem
efendimiz; “Benim kadar hiç kimse eziyet çekmedi. Hazret-i İbrâhim’in ateşe
atılması belâ değildi. Hazret-i Zekeriyyâ’nın parça parça edilmesi sıkıntı değildi.
Belâ ve sıkıntı, bizim başımıza dökülendir. Bizi, gök ve yer ehlinin önüne geçirdiler
ve Âdem aleyhisselâmın zürriyetinin günahlarını, benim şefâat eteğime
bağladılar.”
buyurdu.
        
Kayıtlı

"Sanman ki felek devr ile şâmı seher eyler,
Her vâkıanın akıbetinden haber eyler".
***
"Ey harâbad ebsem ol, çek başına hırkayı
Zamân ahir zamândır, kimse bilmesin seni."
kocareis
Hadim
Sadık
****

Rep: +4/-3
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1748


allah'ı anmaktan başka bir kazanç istemem.


« Yanıtla #1 : Şubat 19, 2010, 01:29:50 ÖÖ »

kardeş ellerine sağlık allah razı olsun.
Kayıtlı
TıLsıMuLSaHaRâ
Mürid
***

Rep: +10/-0
Mesaj Sayısı: 187



« Yanıtla #2 : Şubat 19, 2010, 11:25:21 ÖÖ »

Selâmlar;

A'miyn kocareis
ecmein inşâ_Allah'u(c.c)
teâlâ..... Gülümseme

Bâki e'sSelâm
Kayıtlı

"Sanman ki felek devr ile şâmı seher eyler,
Her vâkıanın akıbetinden haber eyler".
***
"Ey harâbad ebsem ol, çek başına hırkayı
Zamân ahir zamândır, kimse bilmesin seni."
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Bu Sayfa 0.108 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu